- Hoşgeldiniz

KAYITLI ÜYE GİRİŞİ

YENİ ÜYELİK

ÖNE ÇIKAN HABERLER

Bir Ergenle Nasıl İletişim Kurulmaz!

Bir Ergenle Nasıl İletişim Kurulmaz! sitemize 18 Mart 2013 tarihinde eklenmiş ve 12.594 kişi tarafından ziyaret edilmiş.

Ergenlik dönemi üzerine yazılmış birçok araştırma, bilimsel kaynak ve doküman elinize geçmiştir. Hepsinde hemen hemen benzer ifadeler yer almakta ve ergenlik döneminin gerek psikolojik gerek fizyolojik bir dizi hızlı değişimin meydana geldiği, kimlik geliştirme duygusunun ön planda olduğu kritik bir dönem olduğu açıklanmaktadır. Konuya esprili bir bakış açısıyla yaklaşarak bir ergenle iletişim sağlanırken yapılmaması gereken davranışlara isterseniz değinelim.

-Yargılayıcı tutum sergilemek ergenlik çağındaki gencin size karşı kendisini kapatmasına neden olur. O dakikadan sonra söyleyeceğiniz her şey onun için geçersiz hale gelir.
Örnek: Hiçbir şeyi doğru düzgün yapmıyorsun. Her şeyi berbat etmek için doğmuşsun sanki.

-Yaptırım içeren katı, cezalandırıcı yaklaşım kesinlikle ergenlik dönemindeki kişinin o ceza ve yaptırımı ortadan kaldırma ve çiğneme güdüsünü tahrik edecektir.
Örnek: Artık internet ve dışarı çıkmak yok bundan sonra evde oturup ders çalışacaksın anladın mı?

-Aşırı ilgisiz tutum ve ergenlik dönemindeki gencin gerçekleri, duyguları ve dünyasıyla hiç ilgilenmeme onda değersizlik duygusu meydana getireceği için kendini ifade edebilmek adına çok farklı ortamlara yönelmesine neden olabilmektedir.
Örnek: Ne yaparsan kendin için yapacaksın, benim umurumda bile değil ne yaptığın, kendini bilirsin ister çalış ister çalışma.

-Aşırı serbest ilgisiz tutum sergileyen aileler de ergenlik dönemindeki çocukları hangi davranışı yaparsa yapsın pekiştirebilmekte veya ergenin bu davranışları gerçekleştirmesi normalmiş gibi algılamasına neden olmaktadırlar.
Örnek: Sen yaptıysan doğrudur. Sen her şeyi yapmakta serbestsin. Aferin benim oğlum aslandır.

-Aşırı koruyucu tutum sergileyen aileler, çocuklarının kimlik geliştirme çabası içinde oldukları bu dönemde yaptıkları koruyucu yanlış yaklaşım nedeni ile psikososyal gelişimlerini baltalamakta ve toplumda kendini ifade edebilen bireyler olmalarına engel olmaktadır.
Örnek: Havuza gitme aman evladım boğulursun. Top oynama terler hasta olursun maazallah.

-Agresif anne baba tutumu sergileyen ailelerin ergen çocukları çoğunlukla ailede gördükleri agresif duygusal tutumu ayna görevi görerek aynen çevrelerine sergilemekte veya tamamen içe kapanma davranışı sergileyebilmektedirler.
Örneğin: Bu lanet bardağı nasıl kırıyorsun(1. Aşama Bağırma). Bardak öyle değil böyle kırılır. (2. Aşama bardağı fırlatma)

Duyarsız aile tutumu sergilendiğinde ise ergenlerde aynen içe kapanık duygu durumu veya aileden tamamen uzaklaşarak farklı bir kimlik geliştirme yönelimi görülebilmektedir.

Örnek:
(Ergen): Anne benim sorunlarımla hiç ilgilenmiyorsunuz. Sizinle konuşmam gerekiyor.
(Aile): Şuan dizi izliyoruz oğlum dizi bitince de ev işleri var. Ne konuşacaksın hem bizimle.
(Sessiz kalma veya duyarsız kalma tepkisi sıkça verilir)

Yukarıda ifade ettiğim aile tutumları ile karşılaşan ergenlik çağındaki çocuklar genellikle bu tutumlara tepki olarak aileyi “Cezalandırma” tutumu sergileyebilmektedirler. Örneğin; ailesinin hiç istemeyeceği arkadaşlarla samimi olup onların hiç istemeyeceği alışkanlıklar edinebilmektedirler. Bu durumla karşılaşan aileler çaresiz kaldıklarını ifade etmekte ve onlarca çözüm yolu denemelerine karşın sonuç elde edemediklerini aktarmaktadırlar.

Ergenlik döneminde belki en dikkat edilmesi gereken konuların başında, ergenlerin benlik bütünlüklerini zedeleyici hakaretlerde bulunmamak gelmektedir. Diğer arkadaşlarının yanında küçük düştüğünü gören casino online bir ergen evden kaçma, çevresindekilere şiddet uygulama (psikolojik veya fiziksel) davranışları sergileyebilmektedir. Çocukları üzerinde baskı ve hakaret içeren cümleler kurarak otorite kurmaya çalışan ailelerin ergen çocukları gerçekleştirilen baskı ve hakareti benlik bütünlüğüne bir saldırı olarak algılamakta ve psikolojik travma yaşayabilmektedirler. Bu baskıya maruz kalan çocuklarda aileye karşı kin nefret duygusu gelişebilmektedir.

Ergenleri nasıl davranılması gerektiği hakkında bir sürü akademik yayın bulunmasına karşın sizlerle birebir yaşamın içinde karşılaştığımız psikoterapi deneyimlerimden bahsedeceğim. Ergenler aile tutumlarına nasıl tepki verir? Onlar üzerindeki etkileri nelerdir? Sorusuna spesifik birkaç örnek vererek konuyu netleştirmek istiyorum:

Örnek 1:
Baba: Sen ne zaman adam olup bir şeyleri düzgün yapacaksın.
Ergen: Başladı yine bizimki en iyisi konuşsun dursun dinlemeyeyim.

Örnek 2:
Baba: Sen ne kadar işe yaramaz bir insansın.
Ergen: Bu evde huzur kalmadı en iyisi kaçmak. Kaçmazsam zaten kötü şeyler olacak.

Örnek 3:
Baba: Kardeşin her işinde başarılı üstesinden geliyor. Senin ise ne eve ne kendine beş kuruşluk faydan yok. (arkadaşlarının yanında bağırarak)
Ergen: Benim canımı sıkmayın bu evi başınıza yıkarım. (Bağırarak bir şeyleri kırıp dökme)
Not: Bu tepkinin bu denli güçlü verilmesinin nedeni, ergenin benlik bütünlüğünü tehdit altında hissetmesidir.

Bütün bunların sonucunda ergenle doğru iletişim kurulması için yapılması gerekenlerin de açıklanması, sorun yaşayan ve çaresiz kalan ailelerin çözüme giden yolda bilinçlenmesi için faydalı olacaktır. Öyleyse ebeveynler nasıl bir davranış sergilemelidir bunu kısaca açıklayalım:
1) Öncelikle ergenlik dönemindeki çocukları ile güçlü bir iletişim sağlamalı, dertlerini sıkılmadan açabilecekleri ve kendilerini aile içinde ifade edebilecekleri yargılayıcı tutumdan uzak bir yaklaşım sergilemelidirler.
2) Hakaret içeren cümlelerin ergenlik dönemindeki çocuğun psikososyal gelişim özelliklerine, kimlik geliştirdiği bu dönemde zarar vereceği unutulmamalıdır. Bu tür tutumların ergenlik dönemindeki çocuk tarafından tehdit olarak algılanarak tepkisinin çok şiddetli olacağı bilinmelidir. Özellikle hakaret içeren cümleler kullanmak yerine açıklayıcı, özsaygıyı sarsmayan ifadelerle iletişim sağlanmalıdır.
3) Ergenlik çağındaki çocuklar toplum içinde nasıl göründüklerine büyük önem verdikleri için bu dönemde toplum içinde aşağılanma ve hakarete maruz kalmaktan büyük rahatsızlık duyarlar. Bu hakarete aynı şiddetle karşılık verecekleri veya içe kapanma davranışına giderek aile ile iletişimi koparabilecekleri unutulmamalıdır. Bunun için çocukla toplum içinde özgüven geliştirici ve kabullenici sevgi iletişimin kurulması bu dönemin handikapları ile mücadelede ergen çocuğa yardımcı olacaktır.
4) Çalkantılı ruh durumu bu dönemdeki çocukların yaşadığı en belirgin özelliklerdendir. Onun yaşadığı platonik sevgilere, aşklara saygı duyularak duygularının saçma olarak algılanmadan dinlenmesi ergenin ailesine yaklaşmasında önemli bir etki sağlayacaktır. Unutulmamalıdır ki bu dönemdeki çocuklar sevdikleri kişiler için çoğu kişinin göze alamadığı bedelleri göze alabilmektedir. Eğer ergenin kalbinin merkezinde olan ve iletişimlerinde sevgi psikolojisini kullanan bir ebeveyn varsa, ergenlik dönemi sorunlarının atlatılması için aileden yana pozitif bir tutumun meydana geleceği görülebilecektir.
5) Eğer aileler çocuklarının kendilerinden uzaklaşmamasını ve sevgiyi kaybetmemek istiyorsa; öncelikle beraber sevgi yaklaşımlarının temel alındığı, öz saygı geliştirici, kişilik gelişimini destekleyen demokratik aile tutumlarını temel almalıdırlar.

Sonuç olarak; Ergenlik döneminde olan bireyler, var olmayı, mutlu olmayı saygı görmeyi ve olumlu bir benlik geliştirmeyi güçlü bir biçimde isteyeceği için değerli olduğu duygusunun kişilere verilmesi, sorunların aşılması sürecinde ailelere yardımcı ve yol gösterici olacaktır. Hiçbir ateşin başka bir ateşi söndüremeyeceği öğretisi unutulmamalıdır. Zaman zaman öfke ve agresif davranış sergileyen ergene karşı özsaygıyı besleyici olumlu tutum sergilenmesi sağlıklı gelişim süreçlerini destekleyecektir. Ergenle iletişimde Kaleyi içten fethetmenin en önemli unsur olduğu bilinmelidir. Kazanılması gereken en önemli değerin “birey” olduğunu farkındalığı ile sevgiyle kalmanızı diliyorum.

Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz
İlgili Terimler :